Hayat öyle bir hüzün ki..
Bazen sevdiğin birini kaybedip,
Bazen de bulurmuşcasına kapılır gidersin.
En azimli olduğun gün,
Kendini bir hiçmiş gibi hissedersin.
Hayat öyle bi hüzünki..
En acemice aşklarını ona sığdırır,
En şehvetli isteklerini yine ondan beklersin.
Hayat öyle bir hüzünki..
Yazmaya doyamazsın.
Yazdıkların anlamsız bile olsa,
Sen hep daha da fazlasını istersin.
Çocukluk anılarını senden silmeden,
Üzerine "büyüklük" maceralarını eklersin.
Hayat öyle bir hüzün ki..
Yaşadığının farkında bile olmadan bir de bakarsın..
Hayat öyle bir hüzün ki
İnsanı mutlu ediyor
Sanki biraz aceleye geldi ama idare etmek gerek imla hatalarını felan.Bu da bugünün hatırası olsun istedim.Yorumlarınızı tek sayfaya yapmayın her sayfanın yorumu farklı olsun lütfen.. :)
Bu sayfalarda ruh halime göre yazmayı düşünüyorum artık ne var ne yok hep burada paylaşmayı düşünüyorum.Kendime bile anlatmadan doldurcam sayfaları..Saygılar..
23 Mayıs 2007 Çarşamba
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan
Ve buna rağmen halen yalnızsan için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur.
Ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiç bir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken,o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.
Hani ağzınla kuş tutsan'bu kuşun kanadı neden beyaz değil'
Diye bir soruyla karşılaşabilirsin.
İki ucu keskin bıçaktır bu işin sonu.
Yaptıklarınla değil yapamadıklarınla yargılanırsın her zaman.
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.
İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen 'ama senin için şunu yaptım'derken,
O 'şunu yapmadın'diye cevap verecektir.
Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.
Özledin,kızdın,ağladın,güldün,şarkılar söyledin,düşündün,şiirler yazdın.
'Peki o ne yaptı?'deme.
Herkes kendinden sorumludur aşkta.
Sen aşkını doya doya yaşarken,o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa,ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Senin hayatı ıskalama lüksün yok.
Onun varsa bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen.
'Acılara tutunarak'yaşamayı öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani,yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.
Sen mutluluğu hiç bir zaman bağlamadın ki...
Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu?
Kentin hiç girmediğin sokaklarında gezip,
Yeni yaşamlara tanık olmak ta keyif verecek sana.
Uzun zamandır görmediğin arkadaşlarınla görüşeceksin yine.
Yine onun için bıraktığın tüm güzelliklere geri döneceksin.
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun,
Aslolan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler,ya da bilipte duymayanlar acıtsa da içini...
Unutma;yaşadığın sürece, o yürek var olacak seninle birlikte.
Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.
Elbet bitecek güneşe hasret günler.
Elbet değerini bilecek,verdiğin değeri hak edecek,
Biri çıkacak karşına.
Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil,
Güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Sen de bulacaksın SENİ GERÇEKTEN SEVENİ...
Bu da sana kapak olsun diyelim tatlı rüyalar :)
Burda en çok beğenediğim cümleler şunlar oldu:
-Hani ağzınla kuş tutsan'bu kuşun kanadı neden beyaz değil'
Diye bir soruyla karşılaşabilirsin.
-Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur.
Kimi insan vardır karşısındakinden emin olduğu anda terk edip gider..Ama şunu düşünmez ki emin olduğu insan bazen kendisinden bir adım öndedir ve ne yaptıysa aldığı karşılıklardan zaten çıkarması gerektiğini çıkarmış ve sana kendi ufacık beynindeki görüntüyü verebilmiştir.Normalde söyeleyecek çok şeyim olmasına rağmen bu sefer farklı davranacağım ve hiçbir şey söylemeden kesip atacağım.Yeter zaten fazla uzamıştı..
Umarım açıklayıcı olmuştur.
Cash® 2007
Ve buna rağmen halen yalnızsan için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur.
Ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiç bir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken,o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.
Hani ağzınla kuş tutsan'bu kuşun kanadı neden beyaz değil'
Diye bir soruyla karşılaşabilirsin.
İki ucu keskin bıçaktır bu işin sonu.
Yaptıklarınla değil yapamadıklarınla yargılanırsın her zaman.
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.
İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen 'ama senin için şunu yaptım'derken,
O 'şunu yapmadın'diye cevap verecektir.
Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.
Özledin,kızdın,ağladın,güldün,şarkılar söyledin,düşündün,şiirler yazdın.
'Peki o ne yaptı?'deme.
Herkes kendinden sorumludur aşkta.
Sen aşkını doya doya yaşarken,o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa,ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Senin hayatı ıskalama lüksün yok.
Onun varsa bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen.
'Acılara tutunarak'yaşamayı öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani,yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.
Sen mutluluğu hiç bir zaman bağlamadın ki...
Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu?
Kentin hiç girmediğin sokaklarında gezip,
Yeni yaşamlara tanık olmak ta keyif verecek sana.
Uzun zamandır görmediğin arkadaşlarınla görüşeceksin yine.
Yine onun için bıraktığın tüm güzelliklere geri döneceksin.
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun,
Aslolan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler,ya da bilipte duymayanlar acıtsa da içini...
Unutma;yaşadığın sürece, o yürek var olacak seninle birlikte.
Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.
Elbet bitecek güneşe hasret günler.
Elbet değerini bilecek,verdiğin değeri hak edecek,
Biri çıkacak karşına.
Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil,
Güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Sen de bulacaksın SENİ GERÇEKTEN SEVENİ...
Bu da sana kapak olsun diyelim tatlı rüyalar :)
Burda en çok beğenediğim cümleler şunlar oldu:
-Hani ağzınla kuş tutsan'bu kuşun kanadı neden beyaz değil'
Diye bir soruyla karşılaşabilirsin.
-Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur.
Kimi insan vardır karşısındakinden emin olduğu anda terk edip gider..Ama şunu düşünmez ki emin olduğu insan bazen kendisinden bir adım öndedir ve ne yaptıysa aldığı karşılıklardan zaten çıkarması gerektiğini çıkarmış ve sana kendi ufacık beynindeki görüntüyü verebilmiştir.Normalde söyeleyecek çok şeyim olmasına rağmen bu sefer farklı davranacağım ve hiçbir şey söylemeden kesip atacağım.Yeter zaten fazla uzamıştı..
Umarım açıklayıcı olmuştur.
Cash® 2007
17 Mayıs 2007 Perşembe
Bir garip aşk öyküsüyüm..
Uzun geceler sonunda şu blog olayına artık bir el atmak lazım diye düşündüm ve işte burdayım.Ben kim miyim? Hemen anlatayım:

Öncelikle iş aşkıyla yanıp tutuştuğumdan dolayı her işyerinde çok sevilen ve çabucak popüler olan biriyim.
İlgilendiğim konuların başında gelenler ;
Sanat :

..bayılırım somut resme..

Politika :
..sanırım idolümü seçmekte erken davrandım..
Arkeoloji :
Hele ki eski mısır..

Spor :
sporla pek aram yoktu küçüklüğümden beri ama bu demek değildiki efsane olamayacağım.Arada bir bizim çocuklarla top oynasam da mutlaka maçın ortasında sadece özel nedenlerden dolayı çıkardım(Aah ertuğrul amca ah..bi görsen büyüdüm artık cam kırmıyorum..).
Hayvan sevgisi olmazsa olmazım..
Eğitime çok önem veririm mesela.Birçok yardım kampanyasında en ön sıralarda bulunmuşumdur göğsümü gere gere..
Büyüklerimin verdiği terbiye öylesine kendimi geliştirmeme yardımcı oldu ki aşırı olmasa da birçok kişinin özeneceği bir zekaya sahip olabildim.
(Photoshop bilgimle ancak bu kadar yükseltebildim.)
..ve bir de Prensesim var,unutmak olmaz kalbi pırlantadan değerlim o.Hayatıma işyerinde girdi,kimse çıkaramıyor.Çok uğraşan oldu,yapıştık birbirimize.Uhu?
(Soru:
Sağdaki beni ve soldaki asabi arkadaşı çıkarırsak geriye kalan hatun kişi kimdir?)
İşte böyle..tanışmamızı yaptık bakalım ilerleyen günlerde sanıyorum ki hep buralarda olurum..Yine beklerim..

Öncelikle iş aşkıyla yanıp tutuştuğumdan dolayı her işyerinde çok sevilen ve çabucak popüler olan biriyim.
İlgilendiğim konuların başında gelenler ;
Sanat :

..bayılırım somut resme..

Politika :
..sanırım idolümü seçmekte erken davrandım..
Arkeoloji :Hele ki eski mısır..

Spor :
sporla pek aram yoktu küçüklüğümden beri ama bu demek değildiki efsane olamayacağım.Arada bir bizim çocuklarla top oynasam da mutlaka maçın ortasında sadece özel nedenlerden dolayı çıkardım(Aah ertuğrul amca ah..bi görsen büyüdüm artık cam kırmıyorum..).
Hayvan sevgisi olmazsa olmazım..

Eğitime çok önem veririm mesela.Birçok yardım kampanyasında en ön sıralarda bulunmuşumdur göğsümü gere gere..
Büyüklerimin verdiği terbiye öylesine kendimi geliştirmeme yardımcı oldu ki aşırı olmasa da birçok kişinin özeneceği bir zekaya sahip olabildim.
(Photoshop bilgimle ancak bu kadar yükseltebildim.)
..ve bir de Prensesim var,unutmak olmaz kalbi pırlantadan değerlim o.Hayatıma işyerinde girdi,kimse çıkaramıyor.Çok uğraşan oldu,yapıştık birbirimize.Uhu?(Soru:
Sağdaki beni ve soldaki asabi arkadaşı çıkarırsak geriye kalan hatun kişi kimdir?)
İşte böyle..tanışmamızı yaptık bakalım ilerleyen günlerde sanıyorum ki hep buralarda olurum..Yine beklerim..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
